pollyanna optimized
İyi Hayat07-03-2022

Pollyanna Sendromu: Mutluluk Oyunu 

Pollyanna ilkesi, Eleanor H. Porter'ın romanlarından gelmektedir.

Pollyanna ilkesi, Eleanor H. Porter'ın romanlarından gelmektedir. Romanlardaki ana karakter, olayların sadece olumlu taraflarını görmeyi seçen küçük kız Pollyanna’dır.

Peki, bu psikolojik ilkenin teşvik ettiği pozitifliğe odaklanmalı mıyız?

Yetim kaldıktan sonra, Pollyanna, sert ve katı teyzesi Polly ile yaşamak zorunda kalır. Hiçbir zaman iyimser olmayı bırakmaz ve daima babasının ona küçük yaşlardan itibaren öğrettiği felsefeyi uygular. Bu felsefe, dünyasını değiştirebileceği ve sadece olumlu şeyleri görebileceği fikridir. Böylece, herhangi bir durumun ne kadar talihsiz olduğunu önemsemeyen Pollyanna, içinde bulunduğu koşullara iyimserlik ve neşeli bir kararlılıkla göğüs germeyi başarır.

Aynı şekilde, bu edebi karakter, başkaları üzerinde önemli bir etkiye de sebep olur. Er ya da geç, kızın neşeli kişiliği en açgözlü, kayıtsız ve hüzünlü karakterleri rahatsız eder. Sonuç olarak, bu iyimserlik 1970'lerde birkaç psikoloğa, Margaret Matlin ve David Stang'a ilham vermiştir.

Pollyanna ilkesini kim uygular?

1980'lerde yapılan bir çalışmada, Matlin ve Stang, pozitifliğe açık bir önyargıya sahip kişilerin etraflarındaki nahoş ve tehlikeli uyaranları tanımlamasının daha uzun sürdüğünü kanıtladı. Başka bir deyişle, birçok kişinin öne sürdüğü gibi gerçekliğe karşı “körlük” yoktu.

Pollyanna ilkesi, hayatımızdaki olumsuzlukların ve başımıza gelen her şeyin farkındayken, yalnızca olumlu olanlara odaklanmaktır. Olumsuz bir durumla karşı karşıya kaldığımızda durumu en iyimser şekilde yönetmeye çalışırız.

Olumlu olana odaklanan önyargılı bir bellek

Yale Üniversitesi'nde ünlü bir nörofizikçi olan Doktor Steven Novella'nın, insanların bu doktrinle yarattığı bu sahte hatıralar hakkında çok sayıda çalışması ve araştırması var. Pollyanna ilkesiyle ilgili ilginç bir faktör ise iyimser kişilerin yaşamlarındaki olumsuz olayları çok iyi hatırlamamalarıdır.

Hafızalarının kalitesi, olumlu olaylar için optimal ve mükemmeldir. Ancak, acı veren olayları hayatlarında önemli görmezler.

Olumlu önyargı ve dil: Hepimiz Pollyanna'yız

2014 yılında Cornell Üniversitesi, dilimizin saldırganlığa mı yoksa daha olumlu bir yaklaşıma mı doğru eğildiğini öğrenmek için bir çalışma yaptı. Araştırma için Profesör Peter Dodds ve ekibi, 10 farklı dilde 100.000'den fazla kelimeyi analiz etti.

Sonuçta gönderdiğimiz mesajların net bir pozitif yaklaşıma sahip olduğunu buldular. Bu sonuç Matlin ve Stang'ınkiyle tutarlıdır. Böylece insanların Pollyanna ilkesine meylettikleri kanıtlanmıştır.

Bazı psikologlar buna Pollyanna ilkesi yerine Pollyanna sendromu diyorlar. Bu terminoloji değişikliği, bu doktrinin aşırı derecede benimsendiği zaman sınırlamaları ve zahmetli yönleri hakkında farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.

Örneğin, hayatın sadece olumlu yönlerine dikkat etmeyi seçtiysek, iş zorlukları yönetmeye geldiğinde zorluk yaşamamız olasıdır. Pollyanna ilkesi bazı durumlarda yardımcı olur. Her zaman pozitif ve neşeli bir tavır içinde olmak bizi motive eder. Bununla birlikte, olumsuz durumları deneyimlemek ve onlardan öğrenmek de önemlidir. Gerçekliğimiz hem ışıkları hem de gölgeleri içerir. Her zaman aydınlık tarafı seçemeyiz.

“Burada bulunan içeriğimize erişim sağlamadan önce internet sitemizin kullanım koşullarını incelemeni tavsiye ederiz.”

NN ve Albert Sağlık iş birliği ile
nn logo
albert health logo

Copyright © 2022 İyi Hayat