7baf97da-7c47-4a3a-8b36-99425aef90fe anxiety klein
İyi Hayat06-10-2021

Neden Gelecek Kaygısı Yaşarız? Nasıl Yeneriz? 

Kaygı, korku ve endişe, en güçlü duygulardandır. Zihin ve beden üzerinde çok güçlü etkiler yaratır. Bu duygular; sınav, kalabalık önünde konuşma, yeni bir işe başlama, bir randevu ve hatta bir parti gibi tehlikeli olmayan durumlarda bile ortaya çıkabilir. Bunlar aynı zamanda, algılanabilen veya olası bir tehdide karşı oluşan doğal tepkilerdir.

Anksiyete yani kaygı bozukluğunun en sık karşılaşılan belirtileri; korku, huzursuzluk, işe veya okula odaklanamama, geceleri uykuya dalmakta zorlanma veya kolayca sinirlenmek olarak sıralanabilir. Kişi iletişim kurmakta zorlanabilir, yargılanıyormuş gibi hissedebilir. Bununla beraber, kekemelik, terleme, kızarma veya mide bulantısı gibi belirtilere de sebebiyet verebilir. Eğer kaygıların üstesinden gelmek için her şeyi denediyseniz ve hala bu duyguyu aşamıyorsanız bilim, kaygıyı yenmenize yardımcı olabilir!

Gelecek Kaygısı Nedir?

Geleceğin neler getireceğini kimse bilemez. Dolayısıyla iş veya ilişkilerin nasıl sonuçlanacağını merak etmek oldukça normaldir. İnsanlar doğal afetler, sevdiklerini kaybetmek veya küresel salgınlar gibi olasılığı daha düşük olaylardan da endişe duyabilir. Kısaca gelecek kaygısı olabilecek kötü şeylerle ilgili korku ve endişeyi tanımlar. Belli bir noktaya kadar yaşanan endişeler normaldir; ancak bu durum günlük yaşantıyı etkilemeye başlarsa bir profesyonelden destek almak yerinde bir davranış olacaktır.

Kaygı Belirtileri Nelerdir?

Kaygı; geçici bir gerginlikten, zayıflatıcı bir korku duygusuna kadar değişebilir. Bu duygu genellikle şunlara yol açar:

  • Konsantre olma zorluğu,

  • Duyguları ve ruh halini yönetememe,

  • Hobilere karşı ilgisizlik,

  • Gerginlik veya huzursuzluk,

  • Kas gerginliği ve ağrı,

  • Mide bulantısı ve iştah kaybı,

  • Uyku problemleri.

Kaygı durumunda, olası kötü durum senaryolarını hayal ederek çok zaman harcayabilirsiniz. Bu istenmeyen sonuçlara aşırı odaklanmak da, hayal kırıklığını ve umutsuzluğu artırabilir.

Gelecek anksiyetesi, kendi başına bir hastalık teşhisi değildir; ancak genelleşmiş anksiyete bozukluğunun bir belirtisi olarak görülebilir. Aynı zamanda gelecek anksiyetesi, panik atağın yaygın bir semptomudur.

Neden Gelecek Kaygısı Yaşarız?

Anksiyete, sağlık uzmanları tarafından kalıcı korkuyu tanımlayan bir kelimedir. Korktuğunuzda ve endişelendiğinizde hissettiğiniz şeyler birbirine çok benzer; çünkü temel duygu aynıdır. Pek çok şey insanları korkutabilir. Yangın gibi tehlikeli durumlardan korkmak insanı güvende tutabilir. Başarısızlıktan korkmak, başarılı olmaya teşvik edebilir. Korktuğunuzu veya ciddi şekilde endişelendiğinizi hissettiğinizde zihniniz ve vücudunuz çok hızlı çalışmaya başlar.

İlk insanlar, sık sık fiziksel tehlikelerle karşılaştıkları için, korkunun sebep olduğu bu hızlı ve güçlü tepkilere ihtiyaç duyuyordu, fakat günümüzde bu tür tehditlerle karşılaşmıyoruz. Buna rağmen, zihinlerimiz ve bedenlerimiz hala ilk atalarımızla aynı şekilde çalışıyor ve biz, modern dünyanın endişelerine de aynı tepkiyi veriyoruz. Ancak bu sorunlardan kaçamıyoruz veya bunlara fiziksel olarak karşı çıkamıyoruz.

Modern endişeler, gelecek kaygısını da tetikler. Kaygının yol açtığı duygular da korkutucu bir hal alabilir. Sizi bir tehlikeye karşı uyarmak ve ona tepki vermeye hazırlamak yerine, korkunuz veya endişeniz, hayali veya önemsiz herhangi bir tehdide karşılık verebilir. Kaygı, aşina olmadığınız bir durumla karşı karşıya geldiğinizde, tek seferlik bir duygu olabilir. Ama aynı zamanda uzun süreli bir soruna da yol açabilir.

Günlük yaşamda korku için birçok tetikleyici faktör vardır. Her zaman tam olarak neden korktuğunuzu ya da ne kadar zarar görme olasılığınız olduğunu tam olarak tahmin edemezsiniz. Bir kaygının ne kadar şiddetli olduğunu anlamasanız bile beyniniz vücudunuza tehlike sinyalleri göndermeye devam eder.

Gelecek Kaygısını Nasıl Yeneriz?

Gelecek anksiyetesi, kısa sürdüğü gibi uzun bir zamanı da kapsayabilir. Uzmanlar, gelecek kaygısını yenmek için şunları öneriyor:

  • Kendinizi ve yaptığınız hataları sürekli eleştirmek yerine hatalarınızı affetmeye başlayın.

  • Bir durumda kendinizi utandırdığınızı hissediyorsanız kendinizi eleştirmeyin.

  • Bir şeyler ters giderse ve kendinizi endişelenmeye mecbur hissederseniz bunu içinizde engellemeye çalışın.

  • Endişelerinizi ertelemeyi deneyin; her gün 10 dakikayı herhangi bir şey için endişelenmek için ayırın.

  • Hayatta bir amaç edinin; başkalarına yardım edin, hayır işlerine vakit ayırın.

  • Üretkenliğinizi ve sevginizi başkaları ile paylaşarak mutlu olmaya çalışın.

Bazı insanlar kaygılara kapılır ve onları korkutabilecek veya endişelendirebilecek durumlardan kaçmak isterler. Bu döngüyü kırmak zor olabilir; ancak bunu yapmanın birçok yolu vardır. Gelecek kaygısı, baş edilebilir bir sorundur!

“Burada bulunan içeriğimize erişim sağlamadan önce internet sitemizin kullanım koşullarını incelemeni tavsiye ederiz.”

NN ve Albert Sağlık iş birliği ile
nn logo
albert health logo

Copyright © 2022 İyi Hayat