kapalı-alan-korkusu-1000x667 optimized
İyi Hayat10-03-2022

Kapalı Alan Korkusu - Klostrofobi Nedir? 

Kapalı alan korkusu veya klostrofobi, kapalı alanda kalındığı durumda kişinin ciddi bir şekilde iç sıkıntısı yaşaması ve bu süreçte belirli fizyolojik ve psikolojik tepkiler vermesi durumudur.

Kapalı alan korkusu veya klostrofobi, kapalı alanda kalındığı durumda kişinin ciddi bir şekilde iç sıkıntısı yaşaması ve bu süreçte belirli fizyolojik ve psikolojik tepkiler vermesi durumudur. Bazı klostrofobik bireyler, düşük düzeyde tepkiler verebiliyorken, daha yüksek tepkiler geliştiren insanlar panik atak geçirme, kusma veya bayılma gibi tepkiler de gösterebilirler. Bu tetikleyicilerden kaçınabilmek adına kapalı veya dar alanlardan kaçan insanlar, gündelik yaşamlarında birçok sıkıntı ile karşılaşabilmektedir. Buna örnek olarak ulaşım araçlarını kullanmamayı gösterebiliriz. Kısa sürede uçak ile ulaşılabilecek bir yere, uçak korkusundan dolayı otobüs ile gitmek çok fazla zaman kaybına sebep olabilirken, fiziksel ve psikolojik yorgunluğa sebep olabilir.

Kapalı Alan Korkusunun Belirtileri Nelerdir?

Kapalı alan korkusuna sahip olan bir diğer adıyla klostrofobik olan bireyler:

  • Asansör, uçak (özellikle türbülans sırasında), metro, tren ve minibüs gibi ulaşım araçlarının kullanımı durumunda,

  • Tüneller, mağaralar, su altı mağaraları ve mahzenlere girme durumunda,

  • Kalabalık alanlarda, konser vb. etkinliklerde bulunma durumunda,

  • MR, CT taramaları yaptırıldığı durumlarda,

Aşırı düzeyde kaygı, korku, nefes almakta güçlük çekme, terleme, sıcaklık basma hissi, ağızda kuruluk, mide bulantısı ve yer yer kusma, kalp ritminde hızlanma, göğüste sıkışma hissi, kulak çınlaması gibi belirtiler gösterir.

Kapalı Alan Korkusu Nasıl Yenilir?

“Kapalı alan korkusu nasıl yenilir?” sorusu klostrofobi ile mücadele eden birçok insanın cevabını aradığı önemli bir sorudur. Bu sorunun en önemli yanıtlarından biri de, bu rahatsızlığa sahip olan kişilerin kapalı alanlara kapatılarak, korkuları ile yüzleşmek zorunda bırakılmalarıdır. Klostrofobiye sahip olan kişilerin uzman bir destek yoluyla bu hastalığı aşmaları, daha sağlıklı bir yöntemdir.

Klostrofobik tanı için doktor birçok soru sorarak, kişinin klostrofobik belirtilere sahip olup olmadığını anlamak amacıyla kişinin geçmişini anlamaya çalışacaktır. Klostrofobi diğer hastalık türleri olan anksiyete, panik atak bozukluğu hastalıkları gibi tedavi ile atlatılması mümkün olan hastalıklardandır. Uzman bir doktor ile yapılan görüşmeler sonrası ilaçlı veya ilaçsız birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Bunlar kısaca şu şekildedir:

  • İlaç tedavisi.

  • Maruziyet terapisi. Hasta bu terapi yöntemi ile kontrollü ve kademeli olarak fobik uyaranlara maruz bırakılır.

  • Sanal gerçeklik (Virtual Reality-VR). Sanal gerçeklik, maruz kalma terapisinin sanal versiyonudur. Klostofobik bir ortamın bilgisayar yardımı ile oluşturulması sonucunda elde edilen bu ortamda, uzman Klinisyen tarafından birçok farklı tedavi senaryoları belirlenebilir.

  • Bilişsel davranışçı terapi (CBT).

Kapalı Alan Korkusu Olan Bir Kişi Nasıl MR Çektirebilir mi?

Kapalı alan korkusu yaşayan insanların en çok zorlandıkları konulardan bir diğeri de MR çektirmektir. Buna çözüm olarak Klostrofobisi olan kişiler, açık MR çektirilebilir fakat açık MR, sonuçların çok net olmamasına da sebep olabilmektedir.

Bunun yanı sıra anestezi veya sakinleştirici ile de MR’a girmek mümkündür. Bunun için MR öncesi doktor kontrolünde anestezi veya sakinleştirici almak önem arz eder.

Nefes egzersizlerinin de korku ile baş etmede çok önemli olduğu görülmüştür. Klostrofobiye sahip bireyler günlük olarak nefes egzersizleri üzerinde çalışabilir ve korku durumunda nefesleri üzerinde odaklanabilirler. MR esnasında da bu nefes kontrolüne odaklanmak işlemi kolaylıkla atlatmakta yardımcı olabilir.

“Burada bulunan içeriğimize erişim sağlamadan önce internet sitemizin kullanım koşullarını incelemeni tavsiye ederiz.”

NN ve Albert Sağlık iş birliği ile
nn logo
albert health logo

Copyright © 2022 İyi Hayat